Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Macronizm ilkeleri mi? Avrupa Rönesansı mı?

Mayıs ayında Avrupa Parlementosu seçimleri yapılacak. Avrupa ülkelerinde seçim kampanyaları başladı. Bu çerçevede Fransa Cumhurbaşkanı Macron bu haftanın ilk günü görüşlerini içeren bir yazı kaleme aldı. Yazı, 28 Avrupa Birliği ülkesinde 22 ayrı dilde yayınlandı. Yazı beklenenden daha fazla yankı buldu.

Avrupa medyasında, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yazısından: “Avrupa hiç bir zaman, şu anda olduğu gibi bir tehlikeyle karşı karşıya kalmamıştı” cümlesi manşetlere taşındı. Ayrıca “Schengen Anlaşması en geniş anlamıyla yeniden gözden geçirilmelidir” ifadesi de alt başlık olarak kullanıldı. Ve Cumhurbaşkanı Macron’un seçimlerde AB vatandaşlarını, nasyonal popülistler hakkında uyanık olmaları uyarısının da altı çizildi.

Macron, Avrupa liderlerinin gündeminde olan bir çok konuyu 22 dilde yayınladı. Bazı uzmanlara göre bu konuların dile getirilmesi Avrupa için tehlike çanlarının çalması anlamına geliyor. Macron’un yazısı, adeta Avrupa için bir alarmdı.

Macron’un yazısı ile ilgili yapılan açıklamalara geçmeden önce Macron’un dile getirdiği Avrupa meselelerine kısaca bir göz atalım. Öne çıkan konular Bunlar sırasıyla şu konulardan oluşuyor:
• Avrupa Birliği demokrasilerin korumasıdır,
• Avrupa dışından yardım alan Avrupa siyasi partilerinin yardımlarının durdurulmalı,
• Schengen Anlaşması derin bir şekilde gözden geçirilmeli ve sınır kontrolleri yükseltilmeli ve mülteciler politikalarında dayanışma sağlanmalı,
• Yeni bir Avrupa savunma ve güvenlik anlaşması yapılmalı,
• Çalışanlar için sosyal güvenlik ağı, ülkelerin durumuna göre Avrupa asgari ücret tespiti olmalı,
• Ekolojik değişimi sağlamak için Avrupa iklim bankası oluşturulmalı,
• Gıda güvenliğinin güçlendirilmesi için Avrupa sağlık yetki ajansı kurulmalıdır.
Macron bu meselelerin, hatta tabu olmadan her meselenin konuşulması için en kısa zamanda bir de Avrupa Konferansı teklifinde bulunuyor.

Avrupa medyasında Macron’un bu çıkışı “Macronizm ilkeleri” olarak tanımlandı.

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Macron’un bu çıkışının seçimler öncesi özellikle Avrupa dışından gelecek yanlış haberler için önemli bir uyarı olduğunu belirtiyor. Tusk, “Avrupa Birliği’ne inanan herkesi birlikte çalışmaya davet ediyorum”, “hiç kimse Avrupa Birliği düşmanlığı yapanlardan yardım alan siyasi partilere kayıtsız kalmasın” diyor.
Avrupa Komisyonu ise, zaten Macron’un tekliflerinin bazıları gündemdeydi açıklamasını yaptı. Buna rağmen Komisyon bu ilkeleri “Avrupa Rönasansı” olarak görüyor ve Fransa ile birlikte bu doğrultuda çalışacaklarını belirtti.

Macron’un yazısı üzerine, Almanya da geç kalmadı açıklama yapmakta. Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz, ‘Avrupa ortak çalışmasında Berlin ile Paris aynı düşünür, ayrıcalık yoktur’ ifadesini kullandı.
Belçika, İspanya ve Finlandiya Başbakanları da Macron’un arkasında olduklarını belirttiler.

Evet Avrupa’da gündem oluşturan Macron’un yazısı ya da ilkeleri, bize Avrupa’nın dış tehlikeyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bazı siyasi partilere Avrupa dışından yardımlar geliyor. Bunlar muhtemelen popülist ve ırkçı partiler. Avrupa savunma ve güvenlik sorunuyla muhataptır. Sınır kontrollerinde sorunlar yaşanıyor. Mülteciler ve sığınmacılar meselesinde de sorunlar yaşanıyor. İklim ve gıda alanında yapılacak çok iş var. Velhasıl Avrupa’da tehlike çanları çalıyor.

Veyis Güngör
7 Mart 2019

Reageren is niet mogelijk