Hollanda Türk tarihinde Yunus Emre izleri

2021 yılı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 40. Genel Konferansı İdari ve Mali İşler Komisyonu tarafından ‘Hacı Bektaşi Veli, Ahi Evran ve Yunus Emre Yılı’ ilan edildi.Anadolu’nun manevi mimarları ve Türkistan İslam anlayışının da temsilcileri olan bu üç yoldaş, Türklerin göç ettikleri tüm ülke ve kıtalarda yaşatılıyor. Bu kıtalardan birisi de, Türklerin, geçen yüzyılın ikinci yarısında ekonomik sebeplerle göç ettikleri Batı Avrupa’dır. Görünürde, her hangi bir kültürel misyon iddiasıyla Avrupa’ya gelmemiş olmalarına rağmen, Hoca Ahmet Yeseviler, Yunuslar, Mevlana Celalettin Rumiler, Hacı Bektaşi Veliler, Ahi Evranlar Türklerin günlük yaşamlarında, canlı tutulmaya devam ediliyor. Bu gerçekten hareketle, bu makalede, Hollanda Türk tarihinde yer bulan Yunus Emre faaliyetlerinden örnekler verilecektir.

Yunus ya da Emre, bir ad olarak, 1960’lı yıllarda Hollanda’ya çalışmak için gelen Türk işçileriyle gelmiştir. Zira kültürümüzde, Yunus, Emre veya Yunus Emre, yaygın bir şekilde yeni doğan çocuklara verilen isimler arasındadır. Dolayısıyla Hollanda’ya gelen ilk Türk işçileri arasında bu isimleri taşıyanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Daha sonra, özellikle göçün ikinci dalgası olan aile birleşimi çerçevesinde Hollanda’ya yapılan göçle birlikte, çok sayıda Yunus ve Emre adını taşıyan, Türk işçi çocukları görülmektedir. Hollanda’da yerleşik hayata geçen Türkler, yeni doğan çocuklarına Yunus, Emre, Yunus Emre gibi isimleri vererek, Yunus’un bir ad olarak devam etmesini sağlamışlardır.

Hollanda’da Yunus Emre adının devam ettirildiği bir alan ise, kurumlarımız ve camilerimizdir. Türkler, hem dini ibadetlerini yerine getirmek hem burada doğan çocuklarının dini eğitim almaları için Hollanda’da yüzlerce cami ve mescit açmışlardır. Bu açılan camilerin bazılarına Yunus Emre adını vermişlerdir. Bazı kültürel kurumlar, vakıf ve derneklerin de adı Yunus Emre Vakfı veya derneğidir. Örneğin, Hollanda’da ilk açılan üç İslami İlkokuldan birisinin adı Yunus Emre Okuludur. Bazı Türk girişimcilerin açtıkları ticarethanelerin adı Yunus veya Emre market olarak görülmektedir.

Hollanda’da Yunus Emre ve temsil ettiği düşüncenin, işaret edilen iki alan yanı sıra, ilk defa kurumsal olarak tanıtılması, bir kaç küçük ölçekli toplantıyı saymazsak, 1991 yılında yapıldığı söylenebilir. 1991 yılının, yine UNESCO tarafından ‘Yunus Emre Sevgi Yılı’ ilan edilmesiyle, Hollanda’da Yunus Emre ile ilgili çeşitli faaliyetler yapılmıştır.

1991 Yunus Emre Sevgi Yılı çerçevesinde, ilk kez Hollanda Türk İslam Kültür Kuruluşları Birliği tarafından “YUNUS EMRE Laten we liefhebben en onszelf geliefd maken / Sevelim Sevilelim” başlığını taşıyan bir kitap yayınladı. Yunus Emre şiirlerinden seçilen ve tercümesi Hollandalı yazar Abdulwahid van Bommel tarafından yapılan kitap, Hollandaca ve Türkçe olarak okuyucuya sunuldu. Kapak kompozisyonun, Ressam Sevinç Kuşoğlu tarafından hazırlandığı bu kitap, Cengiz Özdemir’in sunuş yazısı, T. C. Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in önsöz yazısı, Sevgi-Ayvaz Gökdemir’in, Yunus’un hayatı ve şahsiyeti yazısı ile birlikte  bazı şiirlerini içeriyor.

Kitabın sunuş yazısında şu mesaj dikkat çekiyor: “Batı Avrupa Türklüğü ile birlikte Türk kültürü veya daha doğru bir ifadeyle Türk kültürünün de özü olan İslam kültürü, bu yeni coğrafyada kurumlaşmaya başlamıştır. Bu yeni süreçte, kültürümüzün Avrupa gündeminin en yukarılarında yer alan çok kültürlü toplum modeline aktaracakları vardır.”

Aynı yıl, Yunus Emre Sevgi Yılı çerçevesinde, Hollanda Türk Akademisyenler Birliği Vakfı, Hollanda’da “Yunus Emre Sevgi Haftası” organize etti. 1991 yılının Haziran ayının ilk haftası hayata geçirilen program, birer gün arayla Leiden, Utrecht, Delft, Twente ve Amsterdam Üniversitelerinde yapıldı. Hollanda’da ilk defa gerçekleşen bu çok yönlü Yunus Emre programı, 3 Haziran pazatersi akşamı Leiden Üniversitesinde başladı. Programı, Hollandaca-Türkçe olarak, Türkoloji Fakültesi öǧrencisi Cora Smelik sundu. T. C. Kültür Bakanlıǧı’nı temsilen Prof. Dr. Orhan Arslan, T. C. Lahey Büyükelçisi Bilgin Unan, Unesco Hollanda temsilcisi Dick Lageweg, T. C. Rotterdam Başkonsolosu Ali Üstün, Leiden Üniversitesi Türkoloji Bölüm Başkanı Dr. A. de Groot, Marmara Üniversitesi Öǧretim Görevlisi Doç. Dr. Zeki Kuşoǧlu ve Türk-İslam Kültür Kuruluşları temsilcileri programda yer aldılar.

Yunus Emre Sevgi Haftası programının amacı şu şekilde ifade edildi: “Bizim de içinde yaşadıǧımız ve bir anlamda ‘Türk kültürü’, diǧer anlamda ‘İslam kültürü’ olarak temsil edildiǧimiz, Hollanda’daki çok kültürlü toplum modeline, Yunus Emre’nin şahsında katkıda bulunmak ve böylece Hollanda Türk düşünce hayatına bir açılım kazandırmakdır. (*)

Leiden Üniversitesi’nde açılış programı, Türk Akademisyenler Birliği Vakfı Başkanı olarak naçizane şahsım, Lahey Büyükelçisi Bilgin Unan ve Unesco Hollanda temsilcisi Dick Lageweg’in yaptıkları açılış konuşmaları ile başladı. Programda Orhan Arslan ve Alexander de Groot birer tebliğ sundular. Programın ikinci bölümü, başkanlıǧını  rahmetli Ünal Ercoşkun’un yaptıǧı Limburg Yunus Emre Korosu’nun vermiş olduǧu Tasavvuf Musikisi Konseri ile tamamlandı.  

Yunus Emre Sevgi Haftası programının, Twente, Utrecht, Delft ve Amsterdam Üniversitesilerindeki bölümlerinde, Abdulwahid van Bommel, Cengiz Özdemir ve Zeki Kuşoǧlu birer teblig sundular.

Üniversite programlarının yanısıra, 3-22 Haziran tarihleri arasında bir de Yunus Emre Sergisi açıldı. Zeki Kuşoǧlu ve öǧrencilerinin hazırladıkları sergi, Den Haag Halk Kütüphanesi’nde Emine Aydın öncülüǧünde sergilenmişti. Program çerçevesinde, Türkçe ve Hollandaca ‘Yunus Emre; Hollanda’ya Hoş Geldin’ başlıklı bir program kitapcıǧı yayınlandı. Kitapcıkta programın yanısıra, rahmetli Ayvaz Gökdemir ve Sevgi Gökdemir’in Güldeste kitabından alınan, Yunus Emre makalesi yer aldı. Ayrıca, hafta boyunca Amsterdam Göçmenler Televizyonu MTV, NOS Türkçe Radyo Yayınları ve İslam Yayın Kurumu IOS, birer Yunus Emre özel programı yayınlamışlardı. Trouw Gazetesi de hafta sonu ekinde, Yunus Emre’ye tam bir sayfa ayırmıştı. (**)

Hollanda’da, Yunus Emre düşüncesini tanıtmak çerçevesinde, Yunus Emre’nin şiirlerinin de yer aldığı ikinci kitap, Hollanda Karamanlılar Vakfı tarafından Türkçe-Hollandaca olarak yayınlandı. Çeşitli toplantılarda dağıtılan kitap kapağında, Karaman’ın simgesi olan ‘Anka Kuşu’ yer aldı.

Yunus Emre düşüncesinin Hollanda’daki Türk gençleri ve Hollandalılara yönelik yorumu ve genişletilmiş bir şekilde şiirlerinin yer aldığı üçüncü kitap, sadece Hollandaca olarak, Türkevi Yayınları arasında yayımlandı. “YUNUS EMRE Stem van de liefde, Aşkın Sesi YUNUS EMRE” başlığı ile yayınlanan, hacmi geniş kitap, giriş, Yunus Emre hakkında, şiirleri, sözlük, literatür ve notlar bölümünden oluşmaktadır. Abdulwahid van Bommel tarafından hazırlanan kitap, Hollandaca literatürde Yunus Emre’yi anlatan en son ve geniş bir yayın olma özelliğini taşıyor.

2021 yılında, Hollanda’da Yunus Emre faaliyetleri çerçevesinde, Hollanda Türkevi Topluluğu, “Yunus Emre Okumaları” seminerlerini takip etti. Sosyolog Prof. Dr. Beylü Dikeçligil’in konuşmacı olduğu seminerler‘Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği’ tarafından online organize edildi. Seminerlerde, önce Prof. Dr. Beylü Dikeçligil’in verdiği dersler izlendi ve devamında program üzerinde katılımcılar fikir alışverişinde bulundular. Tematik olarak ele alınan derslerin ilkinde, Yunus’un ‘Bu dünyânın meseli bir ulu şâra benzer’ diye başlayan şiiri ele alındı.Yunus Emre’nin şiirlerinden, elbette hiçbir şekilde asıl maksuttan şaşmadan, günlük hayatımıza bakmaya çalışacağız” diyen hoca, Yunus’un bu şiir ile dünya hayatını mükemmel bir şekilde tasvir ettiğini söylüyor. (***)

Hollanda’da Yunus Emre anlatımları arasında, Karaman’lı sanatçı Murat Ay’ın, kişisel çalışmaları da bulunmaktadır. Bunlardan sonuncusu, 2021 Yunus Emre Yılı çerçevesinde yayınlanan “YUNUS EMRE RHAPSODY” çalışmadır. Murat Ay’a göre, “Yunus Emre Rhapsody, içinde çok sayıda makam ve aksak ritimlerinin kullanıldığı, aynı zamanda çok sesli İLK TÜRK BESTESİ’dir”.

Hollanda’da Yunus Emre tanıtım faaliyetlerindeki örneklerden de anlaşılacağı gibi, Avrupa ülkelerinde bir kimlik mücadelesi veren Türkler için, Yunuslar, Mevlanalar, Hacı Bektaşi Veliler, Ahi Evranlar ve elbette Piri Türkistan Hoca Ahmed Yeseviler ilham kaynağıdır. Türkler Avrupa’da yaşadıkları süre zarfında, Yunusu anlamaya, anlatmaya ve tanıtmaya devam edeceklerdir. 2021 yılı, Yunus ve diğer Anadolu mimarlarının yeniden anlaşılması ve mesajlarının güncellenmesi için önemli bir fırsattır.

Veyis Güngör
17 Ekim 2021

(*)YUNUS EMRE, Laten we liefhebben en onszelf geliefd maken, Nederlandse Unie van Turks-Islamitische Organisaties, 1991, vertaling A. van Bommel, s. 3.

(**) Güngör, V., ‘Yunus Emre; Hollanda’ya Hoş Geldin’, www.eurovizyon.co.uk, 8 Haziran 2020

(***) Güngör, V., ‘700’üncü vuslat yılında Yunus Emre Okumaları’, www.eurovizyon.co.uk, 18 Nisan 2021

Scroll naar top