Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Türk Dünyası, Sürdürülebilir Sivil Toplum Çalışmaları ve Avrupa Türkleri

Mayıs ayı sonunda ve Haziran ayında (2021), Türk Dünyası’nı yakından ilgilendiren iki ayrı toplantı gerçekleşti. Çevrimiçi yapılan bu toplantılardan birincisi, Dünya Türk Gençleri Birliği’nin, “18. Türk Dünyası Gençlik Günleri Kurultayı ve Liderler Zirvesi”ydi. İkincisi ise, Azerbaycan Diaspora İş Üzre Devlet Komitesi’ ile  Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenledikleri, Azerbaycan ve Türk Diasporasının Ortak Hareketi, İşbirliği İmkanları” toplantısıydı.

Üç gün süren ‘Gençlik Günleri Kurultayı ve Liderler Zirvesin’e, 32 Türk Devleti ve topluluklarından, teşkilat temsilcileri ve liderleri katıldılar. İkinci toplantıya, daha çok dünyanın farklı ülkelerinden Azerbaycan diasporası temsilcileri olmak üzere, Avrupa’daki Türklerden de temsilciler katıldı. Hollanda Türkevi Derneği, her iki toplantıda temsil edilerek, özellikle Türk Dünyası’nda sivil toplum ve gönüllülük alanında sürdürülebilir işbirliği ve kültürel diplomasi üzerine görüş ve tekliflerini iletti.

Bu makalede, söz konusu toplantılarda dikkat çeken gelişmelere ve tekliflere kısaca değinilecek. Ayrıca, Türkevi Derneği faaliyetlerinden verilecek örnek çalışmalarla, Türk Dünyası’nda sürdürülebilir sivil toplum gönüllü çalışmaları ve kültürel diplomasi örnekleri değerlendirilecektir.

Dünya Türk Gençleri Birliği
Kısa adı DTGB olan Dünya Türk Gençler Birliği, 1992 yılında Tatar Gençleri Birliği Azatlık Teşkilatı’nın girişimiyle kuruldu. Amaç, Türkçe konuşan gençler arasında sürdürülebilir işbirliği geliştirerek, Türk gençlerine bir gelecek perspektifi oluşturmaktır.
2022 yılında kuruluşunun otuzuncu yılının kutlanacağı DTGB, ‘Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayları’ ve ‘Başkanlar Zirvesi’ etkinlikleriyle biliniyor. Söz konusu etkinliklere, Türk devlet ve topluluklarında faaliyet yapan ve DTGB’ye üye olan, sivil toplum ve gönüllü kuruluş temsilcileri katılıyor. DTGB bünyesinde; Türkistan, Anadolu, Kafkas, Balkan, Avrupa, Doğu Akdeniz Türklüğü temsil edilmektedir.

Mayıs ayının sonunda (28-30 Mayıs) yapılan ‘18.Türk Dünyası Gençlik Günleri Kurultayı ve Liderler Zirvesi’nde, Türk Dünyası’nda cereyan eden bazı gelişmeler başlıklar halinde şu şekilde gündeme geldi:
- Azerbaycan öz toprakları olan Karabağ’ın işgalden kurtarması,
- Türkiye Cumhuriyeti’nin teröre karşı yürüttüğü mücadele,
- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ait olan Maraş bölgesinin açılması,
- Çin’in baskısı altında inleyen Uygur Türkleri, - Kerkük, Türkmeneli, Suriye Türkmenlerinin
   konumu,
- Kırım Tatarlarının yaşam koşulları, - Doğu Akdeniz Türklüğüne yapılan siyasi ve kültürel
   baskılar,
- Rusya Federasyonundaki halkların dillerinin mecburi ders kapsamına alınması…(*)

Azerbaycan ve Türk Diasporasının Ortak Hareketi, İşbirliği İmkanları
Son bir kaç yıldır, Azerbaycan Diaspora İş Üzre Devlet Komitesi’ ile  Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenledikleri toplantılardan sonuncusu,  Azerbaycan ve Türk Diasporasının Ortak Hareketi, İşbirliği İmkanları” başlığı ile yapıldı. Toplantıda, Azerbaycan adına Valeh Haciyev (ADİÜDK), Türkiye adına Ömer Elçin (YTB) açılış konuşmalarını yaptılar. Her iki konuşmacı, dünyanın farklı ülekelerinde yaşayan Azerbaycan ve Türkiye diasporasının tecrübelerini birbirleriyle paylaşmaları, sürdürülebilir işbirliğinin yapılması, diasporanın Azerbaycan ve Türkiye’nin haklı davalarında birlikte hareket etmeleri, karşılaşılan sorunlarda dayanışma içinde olmalarına yönelik mesajlar verdiler.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, “bir milletin iki diasporası olmaz” ifadesine sık sık dikkat çeken Azerbaycan diasporası temsilcileri, milli, dini ve tarihi günlerin birlikte anılmasıyla başlayan bir işbirliğinin doğmasına vurgu yaptılar.

Toplantıda, Avrupa ülkelerindeki Azerbaycan diaspora teşekkülleri temsilcileri, yaşadıkları ülkelerden örnekler vererek, tecrübelerini katılımcılarla paylaştılar. Örneğin, İsviçre Azerbaycan teşkilatının örnek çalışmaları takdire şayandı. Yapılan çalışmalar yanısıra, bir de şöyle bir tespit yapıldı: “Avrupa’daki Azerbaycan diasporasının, genellikle, Avrupa’nın farklı şehirlerinde yapılan mitingler, gösteriler ve protestolarda biraraya geldikleri görülüyor. Oysa, diasporanın görevi bu tür etkinliklerle sınırlı kalmamalı. Elbette, Hocalı katliamı, Karabağ meselesi, Ermeniler’in yaptıkları etnik temizlik asla unutulmamalı, unutturulmamalı. Ancak, diaspora, kendisinden haklı olarak beklenilen, sürdürülebilir faaliyetler yapmalı. Kültürel diplomasi faaliyetleriyle, içinde yaşanılan ülke insanına dokunan faaliyetler organize edilmelidir”.

Tercüme ve yayınlar
Toplantının bir bölümünde, özellikle Avrupa’daki Azerbaycan ve Türk diasporasınınüzerinde düşünülmesi, tartışılması ve bir plan ve proje haline getirilmesi gereken bir teklif dile getirildi. Teklif şöyle: “Azerbaycan diasporası başta olmak üzere, Avrupa Türk diasporası işbirliği ile, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan gibi ülkelerin, yaşayan edebiyat yazarlarının modern eserlerini, önce Almanca’ya, İngilizceye, Hollandacaya tercüme etmeli ve sonra bu eserleri, bir Avrupa yayın evi ile ortaklaşa kitap halinde yayınlanmaları sağlanmalıdır. Bu faaliyet uzun vadede, Avrupa medyası, karar vericileri ve önderlerini olumlu şekilde etkileyecektir. Tercüme edilen ve Avrupa dilinde yayınlanan eserler, tüm sosyal şebekeleri beslediği gibi, medya organları ve elbette sosyal medya için malzeme oluşturacaktır”. (**)

Avrasya Buluşmaları
Türk Dünyası, sürdürülebilir sivil toplum faaliyetlerine örnek teşkil etmesi açısından, Hollanda Türkevi Derneği öncülüğünde uygulanan ‘Avrasya Buluşmaları’ projesi  yukarıdaki toplantılarda dile getirildi.
Proje, özet olarak şu şekilde:
Hollanda’da yaşayan Uygur, Kırgız, Özbek, Nogay, Türkmen ve Azerbaycan sivil toplum kuruluşlarının da yer aldığı, ‘Avrasya Buluşmaları’, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü çerçevesinde yapılır. Programda her yıl, bir Türk devlet ve topluluğundan seçilen sembol bir isim ile, insan hakları, demokrasi, sivil toplum konularıyla, Türk dünyasındaki gelişmelere dikkat çekilir. Bu doğrultuda geçmiş yıllarda programlarda yer verilen üç sembol isim şunlardır:

Rabia Kadir: Sürgünde 10. Yılı Anma Programı, Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir hanımefendinin de şeref misafiri olarak katılımıyla (2015) Amsterdam’da yapıldı. Programda, Rabia Kadir, ‘Dünya İnsan Hakları Günü’nde Doğu Türkistan’da İnsan Hakları’ konulu bir konuşma yaptı. Organizasyon, Rabia Kadir’e sürgünde devam ettirdiği Doğu Türkistan davasına verdiği hizmetten dolayı, ‘Kaşgarlı Mahmud özel gümüş madalyası’ takdim etti.

Cengiz Aytmatov: “Doğumunun 90’ıncı Yılında Cengiz Aytmatov Anma Programı” (2018) yapıldı. Programda, o günkü Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Sn. Prof. Dr. Edibe Sözen’in, twitter hesabından yayınladığı, “Cengiz Aytmatov, W. Shakespeare ve Tolystoy’dan sonra, dünya’da en çok okunan üçüncü yazardır. Eserleri 157 dile çevrilmiş ve 2018 yılı, ‘Aytmatov Yılı’ ilan edildi” mesajına dikkat çekildi. Cengiz Aytmatov’un zorlu hayatını anlatan bir belgesel seyredilirken, Kırgızistan müziklerinden örnekler ve mutfağından yemekler sunuldu.

Ahmet Cevad: ‘Çırpınırdı Karadeniz’ marşının yazarı, Azerbaycan’ın istiklal şairi ‘Ahmet Cevad’ı Anma Programı’, covid-19 salgınından önceki son program oldu. Programda TRT tarafından hazırlanan ‘Ahmet Cevad Anısına Vefa Belgeseli’ gösterildi. Belgeselde Ahmet Cevad’ın dünya görüşü, mücadelesi, çileli hayatı ve Türk dünyası için mesajları yer aldı. Ayrıca, şair Sima Caferova ve İlham Babayev’in eşliǧinde, Ahmet Cevad’a ait, ‘Ben Kimim?’ ve ‘Türk Ordusuna’ adlı şiirleri de okundu programda.

Avrasya Buluşmaları, çerçevesinde yapılan diğer etkinlikler ise şöyle:
-Bosna Kültür Gezisi ve Amsterdam’da Bosna Kültür Gecesi,
-Kaşgarlı Mahmud Konferansı,
-Hollanda’da Türkmen Günü,
-Lahey’de Uluslararası Dağlık Karabağ Sempozyumu,
-Kosova’da Hafta Sonu Demokrasi Okulu,
-Nogay dilinde Akça Nenem Romanı Yayını,
-Türk Dünyası Karma Resim Sergisi, TURKSOY ile birlikte,
-Hollanda’da Mısır Dayanışma Akşamı,
-Macaristan Turan Kurultayı Günü. (***)

Avrupa Türkleri
Yukarıda özet olarak anlatılan faaliyetlerden hareketle, Türk Dünyası sivil toplum hareketlerinde, Avrupa Türkleri’nin tarihi bir sorumluluğa sahip olduklarını söyleyebiliriz. Bunun haklı gerekçelerini ise, birer cümleyle şöyle ifade edebiliriz: Öncelikle, Avrupa Türkleri, diğer Türk topluluklarına göre daha demokratik, gelişmiş, insan hak ve özgürlüklerinin daha fazla olduğu Avrupa ülkelerinde yaşamaktadırlar. Avrupa Türkleri’nin sivil toplum alanında örgütlenmeleri, diğer Türk topluluklarına göre daha gelişmiş ve güçlüdür. Sivil toplum tecrübesi açısından içinde yaşadıkları Avrupa ülkelerinin, diğer Türk topluluklarının yaşadıkları ülke ve kıtalara göre daha fazla uygulamaları bulunmaktadır. Avrupa Türkleri, ekonomik olarak, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türk grup ve topluluklarına göre zengindir. Avrupa Türkleri, Türkistan, Andadolu, Balkanlar, Kafkaslar, Doğu Akdeniz, Yakın Doğu bölgelerindeki Türk sivil toplum ve gönüllü kuruluşlarıyla ortak çalışmada, Avrupalı kuruluşların da tecrübe ve birikimlerinden, maddi imkanlarından yararlanabilme şansları vardır. İfade edilen tüm bu sebepler, Avrupa Türklerini, Türk Dünyası’nda sürdürülebilir sivil toplum ve gönüllü hareketleri için sorumluluk almaya davet etmektedir.

Veyis Güngör
Haziran 2021, REFERANS SAYI 62

Kaynakça:

(*) DÜNYA TÜRK GENÇLERİ BİRLİĞİ 18.Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Liderler Zirvesi SONUÇ BİLDİRGESİ 28-30 Mayıs 2021 Ankara/Türkiye

(**) AZERBAYCAN VE TÜRK DİASPORASININ ORTAK HAREKETİ, İŞBİRLİĞİ İMKANLARI Toplantısı,Azerbaycan Diaspora İş Üzre Devlet Komitesi (ADİÜDK) & Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), 10 Haziran 2021, Bakü-Ankara.

(***) 14. AVRASYA BULUŞMALARI, Aralık Dünya İnsan Hakları Günü, Ahmet Cevad’ı Anma Programı, Haber Bülteni, 10 Aralık 2019, Amsterdam.

Reageren is niet mogelijk