Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Timmermans’ın Türkiye açıklamaları ve AP tavsiye kararı

Avrupa Parlamentosu tavsiye kararına ramak kala, Avrupa’nın ikinci adamı Avrupa Konseyi başkan yardımcısı Frans Timmermans’ın Türkiye ilgili bir açıklaması oldu. Timmermans, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gülen hareketinin darbe girişimindeki rolüne ilişkin açıklamalarının tamamen manasız olmadığı artık açık. ABD'deki araştırmalar temelinde, hareketin darbede kesinlikle rol oynadığına ilişkin artan işaretler var" açıklamasını yapmıştı. Timmermans devamla:"darbe girişimine ilişkin dışarıdan çok az empati gördüklerini söyleyen Türklerin bu konuda haklılık payı var. Desteğimizde daha cömert olabilirdik" diyordu. Bu, Avrupa’nın dört ay gecikmeyle yaptığı özür mahiyetinde resmi bir açıklamaydı. Aynı açıklamada Timmermans, mülteci sorununda Türkiye’ye övgüler yağdırıyordu. Hiç beklenmeyen Timmermans’ın bu açıklamaları Avrupa karar vericileri arasında hararetli bir şekilde tartışıldı.

Tam da bu sırada, Avrupa Parlamentosu Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin dondurulmasına ilişkin tavsiye kararı aldı. İşler tamamen karıştı. Avrupa Birliği Türkiye ilişkileri yeni bir sürece girdi. Ankara Brüksel hattında ipler tekrar gerildi. Karşılıklı açıklamalar, savunmalar, restleşmeler, tehditler arka arkaya geldi. Kanatimce, AP’nin tavsiye kararı, Türkiye’nin daha çok çalışmasına vesile olacak. Çünkü Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinde ne zaman kriz çıksa, Türkiye hem yargı sisteminde hem hukuk alanında yeni kazanımlar elde ediyor. AB üyelik süreci Türkiye için yeni kazanımlar ve fırsatlar oluşturmuştur. Kazanan yine Türkiye olacak. Tavsiye kararına Avrupa’yı idare eden akıl uyacak mı onu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Bana göre, Avrupa’nın ikinci ismi Timmermans’ın açıklamaları, AP tavsiye kararından daha önemli. Zira, Timmermans sıradan bir isim değil. O, ‘işine tutkun, yetenekli bir üst düzey diplomat’. Ayrıca, Timmermans Avrupa Birliği Projesi’nin olması gereken ve hak ettiği yerde olması için realist birisi…

*          *          *

Dar ağacına asılan Sylvana Simons…

Hollanda ırkçıları boş durmuyorlar. ABD’de Trump’un başkanlık seçimini kazanmasına sevinen Avrupa ırkçıları azmış durumda. İlginç olan, Amerika seçim sonçlarına en çok Avrupa ırkçıların sevinmesi. Irkçı siyasetçi Wilders, Trump’u ilk tebrik edenlerden. Sevinçleri kursaklarında kalır inşallah. Irkçılar boş durmuyor dedik. Geçtiğimiz hafta, Hollanda DENK partisi milletvekili adaylarından ve tanınmış sunucu Sylvana Simons ile ilgili bir video ortalığı alt üst etti. Irkçı, aşağılayıcı ve nefrete davet eden bir içeriğe sahip bir filmde, Simons hefed gösterilip tehdit ediliyor. Kısa bir süre içinde internetten kaldırılan videoda, Simons siyah bir kadın olarak, sembolize edilerek dar ağacında sallandırılıyor. Bununla, ırkçılar Sylvana Simons’a bir mesaj göndermiş oluyorlar. Hatırlanacağı gibi, Hollanda’da uzun zamandır tartışılan ‘Siyah Piet’ konusunda Sylvana, bu meselede siyahilerin köle olarak kullanıldığı imajının verildiğini belirterek, bunun bir tür ırkçılık olduğunu savunmuştu.
Şükürler olsun, medya sektöründe tanınmış sunucu ve Hollanda DENK partisi milletvekili adayı da olan Sylvana Simons’a yapılan bu alçak saldırı akli selim tarafından kınandı. Polis ve yetkililer gerekli tedbirleri aldılar. Ancak, bu olayın Simons’un psikolojini olumsuz yönde etkilediğini haftalık tartışma programını seyrettiğimizde müşahede ettik. Tabii ki, haksız yere yapılan bu saldırı vicdanları sızlattı. Mazlumlara yapılan bu hareket, hiç şüphesiz popülaritesi giderek yükselen DENK partisine artılar getirdi.
*          *          *

84 Yaşındaki Faslıya Polis Kelepçesi

Geride bıraktığımız haftanın bir başka olayı da Amsterdamlıların akıllara durgunluk veren bir polis muamelesiyle karşı karşıya kalmalarıydı. Olay, 84 yaşındaki bir Faslının polis tarafından zorla karakola götürülmesiydi. Motorlu polisler tarafından önce kimlik kontrolü yapılan Faslı Hollandaca bilmediği için sorulara cevap veremeyince, apar topar elleri arkadan kelepçelendi. İki polis eşliğinde, olay yerine gelen bir minibüse bindirilen Faslı polis karakoluna götürüldü. Bu yaşananlar, o anda orda bulunan gençler tarafından akıllı telefon kameralarına alınarak, sosyal medyaya verildi. Aynı gün olay akşam haberlerine de yansıdı. Olay, hukuki olarak belki doğrudur, kimlik gösteremeyince büroya götürülür. Ancak her haliyle masum olan bir adamın, yaşına bile saygı duyulmadan bu şekilde muameleye tabi tutulması kabul edilemez, hoş karşılanmaz. Polis teşkilatı her ne kadar özür dilemiş olsa da, bu muamele bize, hoşgörüsüz, önyargılı, saygısız ve insafsız daha doğrusu merhametin vicdanlardan kaybolduğunu gösterir. Bu olay bize bir defa daha insanlığın merhamet eğitimine ihtiyaç duyduğunu hatırlatmıştır.

Veyis GÜNGÖR
28 Kasım 2016

 

Er heeft nog niemand gereageerd

Laat een bericht achter