Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Seçimler ve 11 Mart Krizi

Hollanda Temsilciler Meclisi seçimlerine bir hafta kaldı.  Ne var ki, Hollanda Türkleri olarak, artık bundan böyle, yapılacak her seçimde, 11 Mart krizini hatırlamak durumundayız. Çünkü, hiç de arzu edilmemesine rağmen, dört yıl önce Rotterdam’da yaşanan 11 ve 12 Mart krizleri, toplumsal hafızamızdan silinmiyor. Zira kriz, Hollanda Türklerinin otuz yılı aşan siyasi katılım tarihinde, önemli bir dönüm noktası olarak yerini aldı. Rotterdam Başkonsolosluğu önünde, televizyonların canlı yayınında, atlı polislerin, Türk gençlerinin üzerine yürümesi, ezmesi elbette kolay kolay unutulmaz.

Peki, geçen seçimlerde, yani Mart 2017 seçimleri öncesinde yaşanan 11 Mart krizinde neler olmuştu? İsterseniz kısaca özetleyeyim.

Olayların yaşandığı dakikalarda, HABER Gazetesi’nden İbrahim Karaman, Mehmet Emin Ateş, Metin Yazarel ve şahsım, Kanal Avrupa’nın ATEŞ HATTI programında canlı yayındaydık. Gelişmeleri sıcağı sıcağına, büyük bir özveri ile dakika dakika takip eden Fatih Karaman’dan gelen ürkütücü görüntülerden takip ettik.

O gün, Muhsin Ceylan’ın sunduğu programda özetle, Hollanda seçimlerinin Türkiye-Hollanda diplomatik krizi gölgesinde yapılacağını belirttik.

Hatırlanacağı üzere, önce Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Türkiye’de yapılacak referandum kampanyası için Hollanda’ya gelmek istediler. Hollanda da, Mart 2017 seçim öncesinde, her iki Bakanın Hollanda’ya gelmesine izin vermemişti. O tarihlerde, Almanya’da programı olan Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, kara yoluyla Hollanda’ya geldi ve T. C. Rotterdam Başkonsolosluğunda Türk vatandaşlarla buluşmak istedi. Bu haberi duyan Türkler, Hollanda’nın dört bir yanından Rotterdam’a hareket etti ve Konsolosluk önünde büyük bir kalabalık oluştu. Ancak Hollanda polisi, Bakan Kaya’nın Konsolosluk binasına girmesini engelledi. Bu esnada, olan oldu. Hiç de arzu edilmeyen olaylar yaşandı. Polis, Türk gençlerine şiddet kullandı. Türk basın mensupları hırpalandı. Ve işin daha vahimi, Lahey Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Aslan Alper Yüksel ve bazı Türk görevliler gözaltına alındı. Diplomatik dokunulmazlıklarına rağmen nezarette tutuldular. Sonuç, Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, aynı gün polis nezaretinde Almanya’ya gitti.

Yaşanan olaylar neticesinde Türkiye-Hollanda diplomatik ilişkilerinde kriz yaşandı. Her iki ülke büyükelçilerini karşılıklı olarak geri çektiler.

Türkiye, Hollanda’nın Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’ya karşı uygulaması için hukuki dava açtı. Videoda sayın Bakanın kendi isteğiyle arabasına bindiğini gören hakim, davayı sonlandırdı. Her hangi bir netice çıkmadı. Kriz bir süre devam etti. İlerleyen yıllarda, her iki ülke Dışişleri Bakanlarının, Brüksel’de görüşmeleriyle tekrar diplomatik ilişkiler normalleşmeye başladı. Uzun bir süre sonra, geri çekilen Büyükelçiler tekrar yerlerine döndüler.  

Tabii ki kriz, 11 Mart’ta yaşanan Rotterdam olayları ile sınırlı kalmadı. Sonrasında yaşananlar ayrı bir yazı konusu. Ancak, iki ülke arasında buzlar eridi derken, geçtiğimiz günlerde, tam da seçim öncesi Hollanda hükümeti yeni bir karar açıkladı. Karara göre, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan ülkelerden gelen siyasiler Hollanda’da seçim kampanyası yapamayacaklar. Yani,Türkiye’deki siyasiler ve bürokratlar, Türkiye’deki seçimler için, Hollanda’daki Türklere yönelik propaganda yapamayacaklar. Bu öneri, 2018 yılında hükümetin büyük ortağı VVD (Demokrasi ve Özgürlük İçin Halk Partisi) tarafından Temsilciler Meclisine sunulmuş. Öneri "Türkiye gibi demokratik ve özgür olmayan ülkelerden gelen istenmeyen dış etkiyle mücadele" çerçevesinde verilmiş ve meclisin çoğunluğu tarafından benimsenerek, hükümet tarafından da kabul edilmiş.

Mart 2021 seçimlerine üç hafta kala, medyada yer alan bu haber, bir taraftan Türklerin Hollanda’da seçim malzemesi olarak kullanılmak istendiğini ortaya koyarken, diğer taraftan da, 11 Mart Türkiye-Hollanda diplomatik krizinin hâlâ bitmediğini göstermektedir. Mart 2017 seçimleri öncesi yaşanan Rotterdam krizi, liberal parti VVD’ye iki puan kazandırmış ve kıl payı hükümeti kurma hakkını sağlamıştı. Mart 2021 seçimleri öncesi açıklanan yasak kararı acaba, VVD’ye ne kazandıracak? Doğrusu merak konusu.

Veyis Güngör
8 Mart 2021

HABER Gazetesi Mart 2021

Reageren is niet mogelijk