Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Kim bu Türk nasyonalistleri?

Hollanda’da, hükümetin kurulması, daha doğrusu bir türlü kurulamaması, Hıristiyan Demokrat Parti CDA’da iç kavgalar ve üst üste gelen istifalar, G7, NATO zirvelerinin muhtemel sonuçları, siyasi gündemi oluşturmakta. Tam da böyle karma karışık ve yoğun bir gündem içinde, nereden çıktığı, kimlere fayda sağladığı tartışma götüren bir araştırma sonucu yayınlandı. Haftalık De Groene Amsterdammer gazetesinin, 16 Haziran 2021 tarihli, 24. sayısında yer alan bu araştırma sonuçlarının başlığı, “Türk nasyonalistlerinin tacizi” şeklindeydi.

Rasit ElibolKarlijn Saris ve Coen van de Ven imzası taşıyan uzun yazı, KRO-NCRV Radyo ve Televizyon Kurumu’nun, araştırmacı gazetecilik platformu Pointer ile birlikte yapılan bir veri araştırmasına dayanıyor. Ayrıca, söz konusu yayın için, Hollanda medyasında ve siyasetinde aktif olan ve tacize uğrayan on beş Türk kökenli Hollandalı ile görüşmeler yapılmış.

Yazının çıkış noktası, güya son aylarda genç yazar Türk kızı Lale Gül'e yapılan tehditlerin istisna olmadığı, zira, bu tür tehdit, taciz ve nefretin onlarca yıldır Türk nasyonalistleri tarafından yapılmasıymış. Öyle ki, son yıllarda, sosyal medya ve Türkçe Hollandaca açılan websitelerindeki yayınlarla bu tür tehditler artmış. Ayrıca, Türk devletine eleştiriler yapanların ihbar edilmesi çok kolaymış. Araştırmanın ve haftalık gazetede yer alan uzun yazının nereye varacağını az çok tahmin etmişsinizdir.


Bu iddialarını ispatlamak için, yakın geçmişte ‘Yaşayacağım’ adlı bir kitap yazan Lale Gül’e, sosyal medyadan yapılan ölüm tehditlerden örnekler vermişler. Daha sonra köşe yazarı Ebru Umar’ın, 2016 yılında İzmir’de tatil yaptığı esnada göz altına alınışına yer vermişler. Bir iki Türk kökenli yerel siyasetçi, televizyon sunucusu ve NRC gazetesinde köşe yazarıAylin Biliç’ten örnekler vererek, bunların büyük bir korku içinde yaşadıkları, hakaretlere uğradıkları hedef gösterildikleri belirtiliyor. 

Diğer taraftan, muhbirliğin, Hollanda’daki Türk toplumunun bir özelliği olduğu iddia edilmekte. Belgesel yapımcısı Sinan Can’a göre, ‘muhbirlik Hollanda’daki Türklerde kökleşmiş durumda’. Yani seksenli ve doksanlı yıllardan beri, işleyen bir mekanizmaymış. Can, ‘O yıllarda Türkiye hakkında olumsuz konuşanların isimleri Büyükelçiliğe veriliyordu ve yaz tatiline gidince gümrükte başın ağrıyordu. Eskiden mektup yazılıyor veya telefon açılıyordu, şimdi sosyal medyada, sahte isimlerle bu işler yapılıyor’ diyor  

İşin içine DENK partisi de dahil edilirken, muhbirlik mekanizmasında, Türk Büyükelçiliği ve Konsolosluklarının da rol oynadığı iddia edilmekte. Bunu test etmek için, bilinmeyen bir telefon numarasından Türk Büyükelçiliğini arayıp, twitterde Türkiye hakkında olumsuz yazılar yazan birisinin adını vermek istediklerini belirttiklerini, telefondaki bayan memurun da, ‘Eğer o kişinin Türkiye’de şüpheli olarak görülmesini istiyorsanız, Türk Konsolosluğunu aramanız gerekir’ dediği iddia ediliyor yazıda. Sonra, Türk Konsolosluğunu aradıklarını ve görevlinin şüpheli ismi hemen kayıt altına aldığını ve twitter hesabının sorulduğu belirtiliyor.

Anlayacağınız tam bir aymazlık hali.

İşin en garip tarafı ise, tüm bu iddiaların bilimsel izahını, antropolog Martin van Bruinessen ile tarihçi Erik-Jan Zürcher’i konuşturarak yaptırmaya çalışmaları. Tabii ki, bilim adamları işin içine girince, Diyanet ve imamlar da dahil edilmişler. Türklerin önemli bir bölümünün Ankara’dan etkilenerek hareket ettiğini söylüyor bu bilim insanları.

De Groene Amsterdammer’da çıkan yazı, uzayıp gidiyor.
Yazının başlığında yer alan Türk nasyonalistleri, her zaman olduğu gibi şamar oğlan olarak kullanılmış. Kim bu nasyonalistler sorusunun cevabı yazıda yer almamaktadır. Seksenli ve doksanlı yıllarda olduğu gibi, vurun abalıya olmuş. Ya da çakallarla karıştırılmış.
Muhbirliğin Hollanda Türklerinin en büyük özelliği olduğu iddiası abesle iştigaldır.
Utanç verici bir yaftalamadır.
Yazıda verilen örnekler, sistematik değil, organizeli değil, münferit olaylardır.
Hollanda Türk toplumuna asla yakıştırılamaz. O halde, bu tartışmalı yazı, Hollanda gündeminde daha başka konular varken, kimlere sağlıyor?

Veyis Güngör
23 Haziran 2021

Reageren is niet mogelijk