Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Avrupa’nın yeni korkusu: Afgan mültecileri

Türkiye başta olmak üzere, dünyanın farklı ülkelerinde meydana gelen orman yangınları, insanı derin derin düşündürmektedir. Yangınlar, uzun bir süredir tartışma konusu olan, iklim değişikliğini dünya gündeminin en önemli konusu haline getirdi. Biz buna, bir de sel felaketlerini ekleyebiliriz. Her iki felaket, kısa bir sürede, insanların yer değiştirmesine, tahliye edilmesine sebep oldu. Aynı zamanda, insanlar hayatlarını kaybettiler. Hayvanlar öldü. Tabiat değişikliğe uğradı.

İklim değişikliği tartışmaları devam ederken, insanlığın gündemini uzun zamandır meşgul eden, göç ve mülteci hareketliliği de tekrar gündeme taşındı. Yaz mevsimi öncesi konuşulmaya başlanan Afgan mültecileri akımı, artık gerçek oldu. Göç ve mülteci uzmanlarının öngördüğü üzere, Afgan mülteciler Avrupa sınırlarına dayandı. Ülkede, ABD askerlerinin 31 ağustos tarihinde Afganistan’dan tamamen çekilmeleri ve Taliban’ın her geçen gün hakimiyetini genişletmesi, Afganlıların, yer değiştirmesini hızlandırdı.

Afgan mültecilerin, yıllardır olduğu gibi, kullanacakları göç yolu, İran ve Türkiye’dir. Mülteciler buradan Avrupa ülkelerine ulaşmayı hedeflemekteler.

Afgan mültecilerin, öncelikle komşu ülkelere yönelmeleri ve buradan da AB ülkelerine geçiş yapmaları, Avrupa karar vericilerinin uykularını kaçırdı. Yirmi iki Avrupa ülkesi, açık bir şekilde Afgan mülteci istemediklerini belirttiler. En çarpıcı açıklama ise, beklendiği gibi Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’dan geldi. Kurz, günlük Alman gazetesi Bild’e ‘Afganlıları istemiyorum. Hasta ideolojiyi ithal etmek istemiyorum’ açıklamasında bulundu.

Afgan mültecileri ile ilgili, Belçika İltica ve Göçten Sorumlu Devlet Bakanı Sami Mehdi ise, Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte, Avrupa Komisyonu’na bir mektup yazdıklarını açıkladı. Mehdi’nin mektubunda  “Afgan mültecilerle ilgili endişelerimizi dile getirdik ve gelecekte mülteci akınlarıyla başa çıkmak için yeni yönergeler sunulmasını istedik" ifadesi yer aldı. Mehdi’nin mektubunda aynı zamanda, AB -Türkiye Anlaşmasının, Afganları da kapsayacak şekilde genişletilmesi çağrısında bulundu.

Hollanda Dışişleri Bakanı Sigrid Kaag gelişmeleri “Çok kırılgan bir durumla karşı karşıyayız, çok üzgünüm, endişeliyim. Afganistan’a yardım etmek durumundayız” cümleleriyle yorumladı. Hollanda Mülteci işleri kurumundan Evita Bloemenheuvel ise, yürürlükte olan Avrupa Birliği göç politikasını insani bulmadığını belirtti. Bloemenheuvel’a göre, Avrupa ülkelerine yönelen Afganlı mülteciler, Bulgaristan ve Türkiye’deki ‘push backs’ sitemi sayesinde, Avrupa sınırlarını kolay geçemeseler de, mültecileri kabul etmeye hazır olan ülkelerin daha etkin ve düzenli bir şekilde birlikte çalışmalarına dikkat çekti.

Nijmegen Radboud Üniversitesi göç araştırmacısı Carolus Grütters de, parası olan Afganlıların, Avrupa’ya geleceklerine dikkat çekti. Araştırmacı Grütters, bir çok Avrupa ülkesinin mülteci sözleşmelerini çiğnediklerini, mültecilere skandal sayılabilecek şekilde muamele ettiklerini belirtti.

Avrupalı karar vericilerin yeni Afgan mülteci akımıyla ilgili yaptıkları açıklamalarla, gözler yine Türkiye’ye çevrildi. Türkiye, en yüksek düzeyde, Türkiye’nin Afganistan’a komşu olmadığını, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin sınır muhafızı veya sığınmacı kampı olmadığını açık bir şekilde ifade etti. Ancak, uzmanlar, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında, yeni bir göç anlaşmasına kesin gözüyle bakıyorlar.

Göç ve mülteci uzmanlarına göre, Avrupa ülkelerinin, böyle bir anlaşmaya mecbur kaldıkları, önceki Suriyeli mültecilerle olan anlaşmanın, gözden geçirilerek, içine Afganlı mültecilerin de dahil edilmesi, mültecilerin bölgede konuşlandırılması öngörülüyor. Hatta, AB-Türkiye göç anlaşmasının yenilenmesinin, yaz sezonu öncesi Brüksel’de konuşulduğu da belirtiliyor.

ABD askerlerinin ülkeden çekilmesi, Taliban’ın giderek güçlenmesi, başta bugüne kadar ABD askerleriyle birlikte çalışan işbirlikçi Afganlılar olmak üzere, yeni bir mülteci akımının başlamasına yol açtı. Bu da, ister istemez, Avrupa’da ikinci bir 2015 mülteci sendromuna sebep oldu.

Avrupa karar vericileri, milyonlarca mültecinin, Avrupa’ya yönelmesiyle zor anlar yaşıyor. Afgan mülteciler, artık Avrupa’nın yeni korkusu. Göç ve mülteci sorunu, Avrupa’nın gündeminde yerini korumaya devam ediyor.

Veyis Güngör
6 Ağustos 2021

Reageren is niet mogelijk