Bir bilge insan, bir masa ve şehrengizi…
Ağustos’un ikinci yarısı. Haftanın üçüncü günü. Saat 16.00 suları. Akasya ağaçlarının altında dört kişilik bir masa. İkindi vakti. Gedavet rüzgârı esmeye başlıyor. Hz. Pir’in sık sık kullandığı Aşk (Aşkan) yolunun sonundayız. Başımızın üstündeki ağaçlardan dökülen çiçekler, masanın üzerini yavaş yavaş kaplıyor. Karşımda; sekseni devirmiş ama yaşadıkları ve tecrübeleriyle adeta yüz seksen yıllık bir hikâyesi olan