Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Türkiye-Hollanda ilişkilerini zedeleyen eski bir yazı neden yeniden servis edildi?

Cumartesi sabah saatlerinde, VN (Vrij Nederland) dergisinden, her hafta olduğu gibi bir mail geldi. Başlıklara bir göz attım. Gönderilen yazılar arasında, “Erdoğan’ın kolu mu uzun, ya da Lahey’in kolu mu kısa” başlıklı bir yazı da vardı. Yazının ilk bir kaç cümlesi, Hollanda’daki Türklerin, Türkiye’de yapılan seçimlerde, Türkiye’deki seçmenden daha fazla Erdoğan’a oy verdikleri yer alıyordu. Bu cümleden de anlaşılacağı üzere, yazı yeni değildi. Daha sonra okurum düşüncesiyle, yazıyı daha fazla okumadım.

Öğle saatlerinde aynı yazı, bu defa bir Türk gazeteci dostumdan geldi. Daha sonra gazeteci dostum, eski habermiş diye yazdı. Kaldı ki, bu yazı sabah saatlerinde mail ile gelmişti zaten. Bu arada, yazının yayınlanma tarihine dikkatlice baktım. Evet, haber eskiydi ama, yayın tarihi 13 Şubat Cumartesi gününü gösteriyordu. İlginçtir, aynı yazı bu defa, bir Türk öğretim görevlisi tarafından akşama doğru, saat 18.44’de tekrar gönderildi. Gönderene bu yazı eski bir yazı ama bu sabah yeniden servis edildi diye yazdım. Aldığım cevap, ‘Hollanda’da seçimler yaklaşıyor’ abi, oldu.   

Öğretim görevlisiyle kısa bir fikir alışverişinden sonra, Vrije Nederland’ın sabah saatlerinde yazıyı, benim gibi bir çok kişiye gönderdiğini öğrendim. Sonra, kendi kendime, ‘ortada fol yok yumurta yok, bu da nereden çıktı şimdi’ diye söylendim geçtim.

Geçtim geçmesine de, yine de yazının gönderilişini düşünmekten kendimi alamadım. Bir tarafta Hollanda’da son bir iki hafta içinde yaşanan gelişmeler gözümün önünde sıralandı, diğer tarafta, dört yıl önce Hollanda seçimleri öncesi yaşanan Hollanda Türkiye arasındaki diplomatik kriz. Acaba, gönderilen eski yazı, seçim öncesi Hollanda’da oluşturulacak yeni bir gündemin habercisi miydi?
Yine, birileri devreye girip, son yaşananları suistimal edip, iç politikada seçim malzemesi mi yapacaktı?

Önce, kısaca son iki hafta içinde Hollanda Türkiye ilişkilerini etkileyebilecek gelişmelere değinelim.
Bilindiği üzere, Türkiye on gün arayla, Amsterdam’da tedavilerinin bittiği gerekçesiyle yaşam fişleri çekilecek iki vatandaşını, gönderdiği özel ambülans uçakla anavatana götürdü. Olay önce Türk medyasında geniş yer aldı. Sonra, konuyu NOS (Hollanda Kamu Televizyonu), “Türkiye, Hollanda’dan ve diğer ülkelerden korona hastalarını alıp görüyor” başlığı ile gündeme getirdi. Haberde, Türkiye Sağlık Bakanlığının korona sürecinde 74’ü Avrupa’dan, 4’ü de Hollanda’dan olmak üzere toplam 233 hastayı diğer ülkelerden Türkiye’ye taşıdığına yer verildi. Yine RTL Nieuws Kanalı Türkiye’nin korona virüs ile mücadelesini gündeme taşıdı.

Hıristiyan Birlik Partisi milletvekili Joel Voordewind, sözde Ermeni soykırımını, tam da seçimlere bir ay kala tekrar gündeme getirdi. Voordewind, ikide bir gündeme getirilen ve Türkiye-Hollanda ilişkilerini zedeleyen sözde soykırımı, Temsilciler Meclisinin’in kabulünden sonra hükümetin de kabul etmesini istiyor. Üç yıl önce de gündeme gelen sözde soykırımı, parlamento kabul edilmiş, hükümet ise ‘Acı bir soykırım meselesi’ diye geçiştirmişti.

Birkaç gün önce, Avrupa Parlamenteri Kati Piri ve partisi PvdA (İşçi Partisi)’nin web siteleri siber saldırılara uğradı. De Telegraaf gazetesine göre bu siber saldırıyı “Anka Neferler Tim” adındaki Türk hackerlar yaptı. Hatırlanacağı üzere, bayan Kati Piri geçen hafta Amsterdam Museumplein’de yapılan “Boğaziçi Olaylarına Destek” gösterisinde konuşma yapmış ve Türkiye’yi hedef almıştı.

Son olarak, bir grup Türk, Hollanda’da kovid hastalarının, ailelerinin itirazlarına rağmen, yaşam fişini çekmek isteyenlere karşı bir imza kampanyası başlattı. Sosyal medyada imzaya açılan kampanya, Hollanda hastanelerinde doktorların alelacele karar verip, hastaların yaşamlarına son vermemelerini hedefliyor. Hasta yakınlarının bu süreçte zor anlar yaşadıklarına dikkat çeken kampanya, ailelerin de söz hakkına sahip olmaları gerektiğini içeriyor.

İşte, son iki haftada, Hollanda’da yaşanan ve Hollanda-Türkiye ilişkilerini etkileyebilecek gelişmeler kısaca böyle. Şimdi, arka arkaya yaşanan olaylardan sonra, bir kaç yıl önce yazılmış bir yazının, (ki yazı Hollandalı Türklerin Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duydukları olağanüstü ilgiden bahsediyor), yeniden servis edilmesinin ardındaki maksat nedir acaba?

Umarız, aklımıza gelen teoriler, birer varsayım olarak kalır ve yukarıdaki gelişmeler bahane edilerek, Türkler ve Türkiye tekrar seçim malzemesi yapılmaz.

Veyis Güngör
15 Şubat 2021

Not: yazının yayına gireceği dakikalarda (15 Şubat), elimize konuyla ilgili yeni yayın ulaştı. Haftalık HP/De Tijd dergisi, NCTV (Güvenlik ve Terörizm Ulusal Koordinasyonu)’nun gizli bir raporuna ulaşmış. Rapora göre Koordinasyon, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İslami stratejisinin Hollanda’daki Türkler üzerinde etkisinden büyük endişe duyuyormuş. Rapor’un bir analizinin yapıldığı uzun yazıda, 2019 yılında Utrecht’de Tramvayda işlenen cinayetle birlikte, Türkler arasında Selefiliğin gelişmesine yer verilmiş.

Reageren is niet mogelijk