Hollanda’da yalnızlık kâbusu…

Sonbaharın haşmetinin hissedildiği, bulutlu, yağmurlu, basık ve karanlık yani tipik bir Hollanda sabahındayız. Telefonum çaldı. Uzun zamandır görüşemediğim Hollandalı değerli dostum, gazeteci M. El Fers arıyordu. Telefonu açtım, ilk önce, trafikte olup olmadığımı sordu. Evde olduğumu söyledim. Arka fonda açık olan Radyo 1, bugün Hollanda’da bu yılın en yoğun trafiği yaşandığını ve sabah trafiğinin adeta bir çileye dönüştüğünü, yollardaki araç kuyruğunun 940 km. olduğunu söylüyordu.

Gazeteci dostumla hal, hatır, sağlık ve sıhhatimizi sual ettik. Sonra, günlük uğraşılarımıza, neler yaptıklarımıza geldi sıra. Değerli dostum, iki gün önce bir Amsterdam gazetesi olarak bilinen ama ülkesel olan Het PAROOL gazetesinden (S. M.) adında bir gazetecinin kendisini aradığını ve Bozkurtlar’ hakkında bazı sorular sorduğunu söyledi. ‘Hayırdır, ortada fol yok yumurta yok, şimdi nereden çıktı bu Bozkurtlar’, dedim. O da, şaşırmıştı. Bir anlam veremediğini söyledi.

‘Neler söyledin peki’ dedim. “Dalga geçtim” dedi. Arayan gazetecinin “Bozkurtlar’la ilgili hiç tecrübesinin olmadığını anladım. Hemen hemen bütün Türklerin evinde Erdoğan’ın renkli posterlerinin asılı olduğunu, Türklerin her gün fotoğrafa bakarak Türkiye’ye ve Erdoğan’a bağlı olduklarını beyan ettiklerini söyledim. Ayrıca, Türklerin ezici çoğunluğunun Bozkurt olduğunu da ilave ettim. Anlattıklarımdan, gazeteci bayanın kafasının epeyce karıştığını gördüm. Amacım da zaten buydu” dedi, El Fers.

El Fers, haklıydı. Çünkü, Hollanda medyasında on yıllardır ‘Bozkurtlar’ meselesi temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getiriliyor. El Fers, Hollandalı olmasına rağmen, Bozkurtlarla ilgili yayınlanan bazı kitaplarda, ‘Bozkurtların gönüllü avukatı’ olarak damgalandı. Bu nedenle dalga geçmesi gayet normaldi.

El Fers, sohbetimizin ilerleyen bölümlerinde, Staatskrant’ta son yazdığı ‘Yalnızlık ve fareler’ adlı makalesine dört yüzden fazla reaksiyon geldiğini belirterek, yalnızlığın Hollanda’nın en önemli sosyal sorunlarından birisi olduğunu yazdığını söyledi. Hakikaten, gelen reaksiyonlar dudak uçuklatan cinstendi. Altı yıldır çocuklarının, yalnız yaşayan annelerini ziyaret etmeyen, son iki yıldır yılbaşında bile anne ve babasına kart atmayan, hal ve hatır sormayan Hollandalılar vardı.

Hakikaten, yalnızlık modern toplumun en önemli sorunları arasında yer alıyor. Hollanda Halk Sağlığı, Refah ve Spor Bakanlığı’nın verilerine göre, her 10 Hollandalıdan biri kendisini yalnız hissediyor. Kendini yalnız hisseden 3 kişiden biri ise, ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Yalnızlık, 75 yaş üstündeki Hollandalıların yarısında görülüyor. Kovid-19 döneminde yalnızlık daha da artarak, toplumsal bir sorun olarak gündemde kalıyor.

Uzmanlar, yalnızlığın tam bir tanımının olmadığını ya da her bireyin yalnızlığı farklı yaşadığını belirterek, genellikle bireyin çevresindekilerle ilişkisinin az veya hiç olmadığı, bireyin olumsuz duygularla donanması, bir boşluk, korku, üzüntü ve bedenen ve ruhsal olarak bir isteksizlik içinde olması olarak yorumlamaktalar yalnızlığı…
Bu durumda yalnızlık, kişinin sağlığı, refahı ve yaşam kalitesini etkilemektedir.

Hollanda’da yalnızlıkla mücadele politikası çerçevesinde, 2018 yılından itibaren 225 belediye ve 165 ülkesel kuruluş ve şirket farklı programlar organize etmekteler. Bu programların en önemlisi, ekim ayında organize edilen ‘Yalnızlıkla Mücadele Haftası’dır. Yalnızlıkla mücadelede, devletin yanı sıra, iş dünyası, ulusal şirketler, orta ve küçük ölçekli kobiler, çeşitli vakıf ve dernekler birlikte hareket ederek, yalnızlık sorununun giderilmesine katkıda bulunuyorlar. Uzmanlar, sorunun çözümü için bir kültür değişikliğinden ve yeni bir insan tipinin oluşturulmasından bahsediyorlar.

İşte, karanlık bir Hollanda havası sabahında, değerli dostum M. El Fers’le yaptığımız telefon sohbetinden kısa kesitler bu şekilde. Sosyal bir varlık olarak insanın, ailesi, komşuları, iş arkadaşları, sosyal çevresi ile etkileşim içinde olması gerekir. İnsanın, çevresi ve diğerleriyle iyi ilişkiler kurması, kendisiyle de barışık ve iyi ilişki içinde olmasını da beraberinde getirir.

Veyis Güngör
19 Kasım 2022

Scroll naar top