Veyis Güngör is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Başbakan Rutte’nin Ankara ziyareti ve Hollanda’daki yankıları

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, on yıl gibi uzun bir aradan sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Ankara’da ziyaret etti. Rutte’nin ziyareti, her ne kadar Hollanda medyasında ‘pragmatik bir ilişki’ başlığı ile duyurulsa da, Türkiye’nin Avrupa ve NATO için vazgeçilmez bir partner olduğu bir kez daha dillendirildi. Başbakan Rutte ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buluşması Hollanda medyasında geniş yer aldı.

Başbakan Rutte’nin gündemi bu hafta yoğundu. Adeta bir diplomasi trafiği yaşadı. Bu çerçevede, Vilnius, Varşova ve Ankara’da görüşmeler yaptı. İspanya Başbakanı Sanchez ile de bir görüşme yaparak, Avrupa liderleri mini video konferansına katıldı. Rutte, NATO Zirvesine de katılacak. Ancak, Başbakan Rutte’nin Ankara ziyareti, söz konusu diplomasi haftasında en dikkat çeken en çok konuşulan ziyaret oldu.

Hollanda medyası, başta NOS TV (Kamu Yayını) olmak üzere, NRC Handelsblad, Trouw, Algemeen Dagblad ve  De Telegraaf gibi gazeteler, Rutte – Erdoğan görüşmesine geniş ve olumlu yorumlarla yer verdiler. Bu tavır, alışılagelmişin dışında bir tavır elbette. Hatırlanacağı üzere, 2017’de iki ülke arasında diplomatik bir kriz yaşanmış ve ilişkiler gerilmişti. Son olarak, geçen yıl, Osman Kavala’nın ‘derhal serbest bırakılması’ için imza veren on Büyükelçi skandalında, Hollanda’da yer almıştı. Durum böyle olunca, Hollanda medyasında neler yazıldığı da, tahmin edilebilir.

Son on yılda inişli çıkışlı bir Hollanda-Türkiye ilişkilerinden sonra, Hollanda Başbakanı Rutte’nin, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etmesi son derece sevindirici bir gelişme. Aynı zamanda, NATO üyesi iki ülke liderinin, Brüksel’de yapılacak Zirve öncesi buluşmaları, bir o kadar daha anlamlı bir gelişmedir. Görüşmenin, Hollanda medyasında, geniş yer alması, medyada, Türkiye ve Erdoğan ile ilgili, yıllardır hasret kalınan olumlu haberlerin yer alması da, bir başka heyecanlı gelişmedir.
Bu gelişmeler şüphesiz Hollanda’daki Türkleri ziyadesiyle memnun etti.

Başbakan Rutte’nin Ankara’yı ziyaret etmesinin ana sebebi, bilindiği üzere Ukrayna Savaşı’ydı. Çünkü, her iki ülke Kiev’e silah gönderdi. Ukrayna’nın Rusya’ya karşı direnişinde, Türk yapımı Bayraktar-dronları önemli rol oynadı. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı ile Rusya arasında oynadığı arabuluculuk rolü de herkesin gündeminde ve dilinde.

Savaş olmasa da, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerinin iyi olduğunu söyleyen Rutte,  NATO Zirvesi ve G20 Roma Liderler Zirvesi’nde, bir araya geldiklerini hatırlatarak, uzun uzun konuştuklarını belirtti. Rutte, Erdoğan’la ilişkileri için, “Şahsi ilişkimiz her zaman özel bir ilişki olarak kaldı” ifadesini kullandı. Türkiye’nin Batı ve NATO için vazgeçilmez bir partner olduğunu da belirten Rutte, “Türkiye NATO’nun Kuzey Doğu savunması için büyük önem taşıyor” açıklamasını yaptı. Rutte’nin, basın toplantısında, bir soru üzerine, Rusya’ya uygulanan yaptırımlarda, Türkiye’nin özel ve ayrıcalıklı bir yeri olduğunu belirtmesi de dikkatlerden kaçmadı.

Başbakan Rutte ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara görüşmesi elbette Ukrayna Savaşı ile sınırlı değildi. İki ülke arasındaki 400 yılı aşan çok yönlü ilişkiler, Hollanda şirketlerinin Türkiye’de yatırımları da gündemdeydi. Rutte’ye göre Hollanda ve Türkiye “kilit ekonomik ortaklar”. Hollanda, Türkiye’de en büyük yabancı yatırımcı durumunda. Ticaret hacmi, 8 milyar dolardan, 2021 yılında 11 milyara çıktı. Türkiye’de üç bin Hollandalı şirket faal durumda. Ticaret hacminin ara hedefi 15, nihai hedefi ise 20 milyar dolar olarak görülüyor.  

NATO Genel Sekreteri, Almanya Başbakanı, Yunanistan Başbakanı, Polonya Cumhurbaşkanı, İsrail Cumhurbaşkanı ziyaretleri yanı sıra, Antalya’da düzenlenen Diplomasi Forumu ve Çavuşoğlu’nun Ukrayna ve Rusya Dışişleri Bakanlarını bir araya getirmesi, Türkiye’nin bölgede ve uluslararası ilişkilerde oynadığı rolün önemine dikkat çekiyor. Başta Ukrayna halkı olmak üzere, komşu ülkeleri, Avrupa’yı, Orta Doğu’yu, Afrika’yı ve tüm dünyayı, hemen hemen her bireyi, en önemlisi de düşük gelirlileri olumsuz yönde etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı’nın, bir an önce durdurulması dileklerimle.

Veyis Güngör
24 Mart 2022