Veyis Gungor is schrijver en voorzitter van Turkevi in Amsterdam

Avrupa Birliği’nin geleceği, dış dünyayla kuracağı iletişim ve işbirliğine bağlıdır

Geçtiğimiz hafta, Avusturya’nın Salzburg kentinde gayriresmi AB liderler zirvesi yapıldı.
Salzburg zirvesinde öne çıkan konular arasında şunlar vardı:
‘AB’nin güvenliği’, ‘terörle mücadele’, ‘göç ve mülteciler’ ve ‘Brexit’…
Bunların yanısıra, zirvede ortaya çıkan bir başka nokta ise, Birlik üyesi ülkeler arasında daha sıkı işbirliğinin yapılmasıydı.
Çünkü, üyeler arasında, özellikle doğu ve batı üye ülkeleri arasında bir gerilim gözle görülür haldeydi.
AB üye ülkeleri arasında göç ve AB bütçesi konularında görüş ayrılığı giderek büyüyor.
Polanya, Macaristan, İtalya ve Avusturya, AB Komisyonu’nu göç ve mülteci konularındaki tutumundan dolayı eleştiriyorlar.
Salzburg zirvesi öncesi iki toplantı ve görüşme dikkat çekti.
Bunlar:
- AB dönem başkanı Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Berlin görüşmesi.
- Sebastina Kurz’un Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Paris’teki Cumhurbaşkanlığı sarayı Elysee’deki görüşmesiydi.
Her iki görüşme sonrası, basın açıklaması yapıldı.
Zalsburg zirvesinde ele alınacak konuları duyurdular.
Salzburg zirvesinden önce, AB dönem başkanı Sebastian Kurz, Berlin ve Paris görüşmelerine binaen ‘Aralık ayında bir AB-Afrika zirvesi düzenleyeceklerini’ açıkladı.
Zirve gündemine geri dönersek.

Zirvenin en kritik gündemi hiç şüphesiz AB-İngiltere ilişkisiydi.
İngiltere Başbakanı Theresa May, Avrupa liderlerine Brexit ile illgili görüşlerini açıkladı.
29 Mart 2019'da, AB’den ayrılacak olan İngiltere, AB arasında malların serbest dolaşımının güvence altına alınmasını öngördü.
Ayrıca, serbest dolaşım mallar ile sınrlı kalmasın, kişilerin, hizmetlerin ve sermayenin dolaşımını kapsasın dedi Başbakan May.
Elbette, Başbakan May’ın görüşleri ilgiyle izlendi.
Ancak, beklenen ilgi ve çözüm görmedi.
AB liderlerinin ortak görüşü: ‘İngiltere'nin Brexit planı işe yaramaz’, şeklindeydi.
Böylece, Başbakan May, zirveden eli boş ayrıldı.
Biraz da kızgın ve hayal kırıklığıyla İngiltere’ye döndü.
Ancak, Brexit meselesi, 18 ekim’de tekrar May ile AB liderleri arasında konuşulacak…
Zirvede, göç, güvenlik ve mülteciler meselesinde ise, sınır güvenliği öne çıktı.
Bu çerçevede, Kuzey Afrika ülkeleri ve hasseten Mısır’la işbirliği yapılacak.
AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, yakında Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi ile görüşecek.
2019’un Şubat ayında Arap Birliği ile Mısır’da bir zirve yapılması kararlaştırıldı.

Kuzey Afrika ile işbirliğinde, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in açıklaması önemliydi.
Merkel, ‘Kuzey Afrika ülkeleriyle yapılacak anlaşmanın Türkiye ile yapılan anlaşmayla aynı olmalıdır’ dedi.

Diğer taraftan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un görüşleri de ilginçti.
Macron, Salzburg zirvesi sonrasında bir basın toplatısı yaptı ve zirveyi değerlendirdi.
Avrupa Birliğinde değişimden bahsetti, Macron.
‘Ben AB’de derin bir reformdan yanayım’ dedi.
Macron, İngiltere için ‘Bir karar sürecindetiz. Şu anda, İngiltere tarafından masaya konulan teklifler kabul edilemez. Avrupa Birliği’ne ve Birliğin bütünlüğüne zarar verecek bir anlaşmayı asla kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Macron ayrıca, kuzey ve güney Avrupa’nın özellikle 2008’den itibaren ekonomik krizle uğraştığı hatırlattı.
Son yıllarda da göç ve mülteciler konusunda doğu ve batı Avrupa olarak fikir ayrılığı yaşadıkları belirtti.
Velhasıl; Salzburg AB liderler zirvesi bize, bir defa daha Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı sorunları gösterdi.
Bir tarafta, Avrupa ülkeleri arasında görüş ayrılıkların olması ve dayanışma eksikliği.
Diğer tarafta, Avrupa’nın midesine oturmuş göç ve mülteciler sorunu. Tabiiki güvenlik de.
Ve, Avrupa’ın bu sorunlar karşısında ise tek başına hareket edemeyeceği gerçeği.
Evet, dün olduğu bugün de Avrupa’nın Türkiye’ye her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.
Avrupa ayrıca; göç, güvenlik ve mülteciler meselesinde Kuzey Afrika ülkelerine de muhtaç. Avrupa’nın geleceği, içe kapanma politikasıda değil.
Avrupa’nın geleceği, dış dünya ile sağlıklı bir iletişim, işbirliği ve paylaşım politikasına bağlıdır...
Veyis Güngör
28 Eylül 2019

Reageren is niet mogelijk