Avrupa Türk İslam Birliği’ne yeni genel başkan: Ali Paşa Akbaş

Avrupa’daki Türk çatı kuruluşlarından biri olan “Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri Birliği (ATİB)”, 28. Dönem Olağanüstü Genel Kurulu’nu Almanya’nın Remscheid kentinde gerçekleştirdi. Kurucu Genel Başkan Musa Serdar Çelebi’nin de katıldığı genel kurulda, delegelerin büyük teveccühünü alan Ali Paşa Akbaş, ATİB’in yeni Genel Başkanı seçildi.

Öncelikle, “Avrupa Türk İslam Birliği ATİB Genel Başkanlığı”na seçilen değerli dostum Ali Paşa Akbaş’ı tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum.

Ali Paşa Akbaş ve ATİB’in yeni dönem vizyonuna geçmeden önce, siz değerli okuyucularım için ATİB’i kısaca hatırlatmakta fayda görüyorum.

“Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri Birliği (ATİB)”, 17 Ekim 1987 tarihinde Federal Almanya’nın Nieder-Olm/Mainz kentinde kurulmuştur. Kurucuları arasında, daha önce “Türk Federasyon”da genel başkanlık ve yöneticilik görevlerinde bulunmuş Musa Serdar Çelebi, Ali Batman, İhsan Öner, Mustafa Karahan, Cevat Saraç, Cengiz Özdemir, Selahattin Saygın ve daha birçok değerli isim yer almaktadır. ATİB’in kuruluş bildirgesinde dikkat çekilen önemli bir husus ise, “Avrupa’daki Türklerin artık “misafir işçi” olmadığı gerçeğidir. Tarih boyunca Batı’ya doğru yürüyen Türklerin Avrupa ülkelerine yerleşmekte oldukları belirtilerek, artık “göçmen Türkler” tanımının da geride bırakılması gerektiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede ATİB, Türkiye’nin günlük siyasi tartışmalarından uzak durmayı, yaşanılan ülkelerdeki siyasi yapılarla ise yapıcı ilişkiler kurmayı ilke edinmiştir”.

 “ATİB, Avrupa’daki Türklerin kültürel kimliğini muhafaza ederken yerli toplumla uyum içinde yaşamasını; eşit haklara sahip, eğitimli, ekonomik gücü olan ve örgütlü bir toplum haline gelmesini hedeflemiştir.
Kuruluş felsefesinde; yaşanılan ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasi hayatına katkı sunan, birbirleriyle kaynaşmış, üreten ve etkin bir Avrupa Türk toplumu anlayışı yer almaktadır. Bu toplumun; dinamik, çalışkan, iyi eğitimli ve siyasi süreçlere dâhil bir konumda olması amaçlanmaktadır”
.(*)

İlk genel merkezi Frankfurt’ta açılan, bugün ise Köln’de faaliyetlerini sürdüren ATİB’in; Almanya’nın farklı eyalet ve şehirlerinde, Belçika başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde yaklaşık 80 şubesi bulunmaktadır.

Bu kısa hatırlatmadan sonra, gelelim Ali Paşa Akbaş ve ATİB’in yeni dönem vizyonuna…

Ali Paşa Akbaş, tanıdığım günden bu yana –1980’li yıllardan itibaren– Avrupa Türkleri için farklı alanlarda mücadele etmiş, bu uğurda neredeyse bir ömür harcamış bir isimdir.
Yirmili yaşlarda “Avrupa Türk Federasyonu” ile başlayan sivil toplum yolculuğu, uzun yıllar medya alanında devam etmiş; Avrupalı Türklerin ilk ve tek televizyonu olan Kanal Avrupa’yı kurmuştur. Avrupa Türklerinin geleceğiyle dertlenen Ali Paşa Akbaş’ın, yeni görevinde de insanımıza ve içinde yaşadığımız Avrupa’ya karşı sorumluluğunun bilinciyle hareket edeceğine inancım tamdır.

ATİB’in yeni dönemindeki en önemli ve stratejik görevi, kuruluş felsefesinde yer alan vizyonun günümüz şartlarına uygun şekilde yeniden ele alınması olacaktır.

Diğer taraftan, ATİB, on yıllarca Avrupa Türkleri için emek vermiş, derin tecrübe ve bilgi birikimine sahip; ancak bugün çeşitli sebeplerle köşesine çekilmiş birçok uzmanı yeniden harekete geçirebilmelidir.

Ali Paşa Akbaş, genel kurulda 2026–2030 vizyonundan söz etmiştir. Bu vizyon belgesini henüz görmedim; ancak bu belgede Avrupa Türklerinin bugün karşı karşıya bulunduğu temel meseleler mutlaka yer almalıdır. Bunları bazılarını ana başlıklar halinde şu şekilde sıralamak mümkündür:

– Siyasal katılım ve yaşanılan ülkelerin siyasi yapılarıyla ilişkilerin yeniden tanzimi,
– Ayrımcılık ve ırkçılıkla mücadele,
– İslamofobi ile mücadele,
– Türkiye ve Türk Dünyası ile ilişkiler,
– Avrupa kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkiler.

“Hak neredeyse, biz oradayız” ilkesiyle çıkış yapan ATİB’in, bu dönemde de adaletin, hak ve hukukun, parlamenter demokrasinin ve özgürlüklerin savunucusu olmayı; Avrupa Türklerinin haklarını her platformda kararlılıkla dile getirmeyi sürdürmesi gerekmektedir.
Bu duruş, aynı zamanda Avrupa’da yeni bir Türk kimliğinin inşasının da temel taşlarını oluşturmaktadır.

Veyis Güngör
25 Ocak 2026

(*) Bu bölüm kısmen, Veyis Güngör’ün henüz yayımlanmamış “Günümüzde Batı Avrupa Türkleri” adlı çalışmasından alınmıştır.

Scroll naar boven
Scroll naar top