Diplomasi denildiğinde çoğumuzun aklına büyükelçilikler, konsolosluklar, dışişleri bakanlıkları, resmî ziyaretler ve devletler arasındaki görüşmeler gelir. Oysa günümüz dünyasında ülkelerin birbirleriyle ilişkileri artık yalnızca devletler üzerinden yürümemektedir. Toplumlar, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kültür ve sanat çevreleri, medya, gençler ve hatta bireyler de ülkeler arasındaki ilişkilerin şekillenmesinde önemli roller üstlenmektedir. Sivil diplomasi ya da kamu diplomasisinin önemli boyutlarından biri de tam bu noktada ortaya çıkmaktadır. Bir ülkenin başka bir toplumla iletişim kurması, kendi kültürünü ve değerlerini anlatması, karşılıklı anlayış geliştirmesi ve toplumlar arasında güven oluşturması, söz konusu diplomasi alanının temel unsurları arasında yer almaktadır.
Bu makalede, özellikle Amsterdam merkezli Türkevi Araştırmalar Merkezi’nin yıllar içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetlerden hareketle sivil diplomasinin somut bir örneği ele alınmaya çalışılmaktadır. Amsterdam Türkevi’nin faaliyetleri arasında yer alan Amsterdam Tartışmaları, Erasmus Staj Hareketliliği ve Akademik İş Birliği, Türkevi Yayınları ve Türk kültür ve medeniyet değerlerinin Hollandacaya kazandırılması üzerinde durulacaktır.
Amsterdam Tartışmaları
Amsterdam Tartışmaları, Hollanda’daki Türklerin bir ağ çalışması olarak öncelikle katılımcıların ve ilgi duyanların, başta yaşadıkları ülkenin ve toplumun sosyal yapısı, siyaseti, ilişkileri ve kurumlarını daha yakından tanımalarına ve toplumsal konular üzerinde fikir yürütmelerine yardımcı olmayı hedeflemektedir. Amsterdam Tartışmaları aynı zamanda Avrupa’daki ve küresel ölçekteki gelişmeleri öğrenme, algılama ve yorumlama imkânı da sunmaktadır. Bu kapsamda bugüne kadar 60 konu ele alınmıştır.[i]
Nitekim Türkevi’nin 50. Amsterdam Tartışmaları, “Diaspora, Sivil Diplomasi ve Türk Girişimcilerin Katma Değeri” başlığıyla gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan, 2017 yılında Türkiye-Hollanda ilişkilerinde yaşanan diplomatik kriz sırasında gerçekleştirilen 52. Amsterdam Tartışmaları da bu bağlamda değerlendirilebilecek başka bir örnektir.[ii] Akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, kanaat önderleri, yazarlar ve sanatçılar bir araya gelerek iki ülke arasındaki krizi ve olası çözüm yollarını tartışmışlardır.
Erasmus Staj Hareketliliği ve Akademik İş Birliği
Türkevi Araştırmalar Merkezi, 2008 yılından beri özellikle Türkiye’den Erasmus Staj Hareketliliği Programı’ndan yararlanan öğrencilere staj imkânı sunmaktadır. Bu çerçevede her yıl, genellikle yaz aylarında, üç veya dört öğrenci, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de dâhil olmak üzere, en az iki ay Türkevi Derneği’nin bir biriminde staj yapmaktadır.
Bugüne kadar aşağıdaki üniversitelerden öğrenciler Türkevi’nde staj yapmıştır: Üsküdar Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Sabahattin Zaim Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, İstanbul Gelişim Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi.[iii]
Türkiye’den Amsterdam’a gelen bir öğrenci, burada yalnızca bir üniversitede eğitim veya staj deneyimi yaşamamaktadır. Aynı zamanda Amsterdam’ı tanımakta, Hollanda toplumunu gözlemlemekte, Avrupa’nın gündelik hayatını yakından görmekte ve farklı kültürlerle karşılaşmaktadır. Bunun yanında yeni sosyal ilişkiler ve arkadaşlıklar kurmakta, farklı bir toplumun kurumlarını ve işleyişini tanıma fırsatı bulmaktadır. Daha da önemlisi, kendi ülkesine ve kendi toplumuna dışarıdan bakabilme imkânı elde etmektedir.
Türkevi Yayınları
Türkevi, göç ve ilgili konularla alakalı araştırma ve derleme eserlerin yayımlanmasına katkı sunmaktadır. Bu bağlamda ilgili eserlerin hem araştırmacıların hem de kurum ve kuruluşların istifadesine sunulması amaçlanmaktadır. Ayrıca Türkevi Araştırmalar Merkezi, göç, kimlik, siyasi katılım, çok kültürlülük ve Türkiye-AB ilişkileri konularında yapılan “Doktora Tezleri Yayınları Projesi”ni de yürütmektedir. Bu çerçevede 1987-2024 yılları arasında toplam 135 kitap, CD, DVD ve kaset yayını yapılmıştır.[iv]
Türkevi Araştırmalar Merkezi’nin yayın faaliyetleri, Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun tecrübesinin kayıt altına alınması bakımından önem taşımaktadır. Göçle birlikte ortaya çıkan sosyal, kültürel ve siyasal tecrübeler araştırılmakta, yazılı hâle getirilmekte ve gelecek kuşaklara aktarılmaktadır. Böylece yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir yayın faaliyeti gerçekleştirilmemekte, aynı zamanda bir kültürel ve toplumsal hafıza oluşturulmaktadır.
Türk Kültürünün Hollandacaya kazandırılması
Türkevi’nin doğrudan kültür diplomasisi örneğini oluşturan faaliyetlerinden biri de Türk kültür ve medeniyet birikiminin Hollandacaya kazandırılmasıdır. Türkevi’nin yıllar içerisinde bu çerçevede gerçekleştirdiği tercüme yayınları arasında Mevlana ve Mesnevi, Yunus Emre, Hoca Ahmet Yesevi, Ahilik ve Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli, Evliya Çelebi, Sarı Saltuk, Dede Efendi ve Âşık Veysel gibi Türk kültür ve düşünce tarihinin önemli şahsiyetleri ve değerleri hakkında eserler bulunmaktadır.
Bu eserlerin Hollandaca okuyucuyla buluşması, kültürler arasında yeni bir iletişim kanalı oluşturmaktadır. Bir Hollandalı okuyucu Yunus Emre’yi kendi dilinde okuyabiliyorsa, Türk kültürünün önemli bir şahsiyetiyle doğrudan karşılaşmış olmaktadır. Mevlana’nın düşüncesi Hollandaca okunabiliyorsa, iki kültür arasında yeni bir pencere açılmış demektir. Ahilik anlayışı başka bir dilde anlatılıyorsa, Anadolu’nun sosyal, ekonomik ve ahlaki birikimi farklı bir toplumun dikkatine sunulmuş olmaktadır.
Amsterdam Türkevi örneği, sivil toplum kuruluşlarının uluslararası ilişkiler alanında üstlenebileceği rolün somut biçimde gözlemlenebileceği örneklerden biridir. Yukarıda verilen faaliyet örnekleri, farklı alanlarda yürütülmekle birlikte aynı temel amaca hizmet etmektedir: toplumların birbirini daha yakından tanımasına, anlamasına ve iletişim kurmasına katkıda bulunmak. Bu faaliyetler aynı zamanda Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun yalnızca kendi kültürel kimliğini koruyan bir topluluk olmadığını, yaşadığı toplumla karşılıklı iletişim kuran ve iki toplum arasında bağlar oluşturabilen bir aktör olduğunu göstermektedir. Türkiye ile Hollanda arasında uzun yıllardır oluşmuş olan insanî, sosyal, ekonomik, akademik ve kültürel bağlar düşünüldüğünde, bu tür sivil aktörlerin sahip olduğu tecrübe ve birikimin önemi daha da belirginleşmektedir.
Sonuç olarak, Amsterdam Türkevi’nin faaliyetleri sivil diplomasi, akademik hareketlilik, bilgi üretimi ve kültürel diplomasi arasında birbirini tamamlayan bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Tartışma platformları toplumsal iletişimi, öğrenci hareketliliği insanî ve akademik ilişkileri, yayın faaliyetleri bilgi ve hafıza aktarımını, kültürel eserlerin Hollandacaya kazandırılması ise kültürlerarası iletişimi güçlendirmektedir. Bu dört alan birlikte değerlendirildiğinde, Amsterdam Türkevi’nin yıllar içerisinde oluşturduğu tecrübenin Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin toplumsal zeminini besleyen bir sivil diplomasi pratiği olarak ele alınabileceği görülmektedir.
Veyis GÜNGÖR
15 Eylül 2026
Not: Bu yazı, İstinye Üniversitesi KADAM Kamu Diplomasisi Uygulama ve Araştıra Merkezi, Eylül 2026 BÜLTEN’i için hazırlanmıştır.
[i] Hollanda’ya Göçün 60. Yılında, TÜRKEVİ DERNEĞİ & TÜRKEVİ TOPLULUĞU, 1987 – 2024, Amsterdam, s. 4.
[ii] Arı, A. S. (2021) AMSTERDAM TARTIŞMALARI Siyasi Katılım, Türkiye-AB İlişkileri, Göç, İslam, Irkçılık, İslamofobi, s. 204. Türkevi Yayınları, Amsterdam.
[iii] Hollanda’ya Göçün 60. Yılında, TÜRKEVİ DERNEĞİ & TÜRKEVİ TOPLULUĞU, 1987 – 2024, Amsterdam, s. 5.
[iv] Hollanda’ya Göçün 60. Yılında, TÜRKEVİ DERNEĞİ & TÜRKEVİ TOPLULUĞU, 1987 – 2024, Amsterdam, s. 4.